Enurezis Nokturna-Gece Alt Islatmak: Çaresiz Değilsiniz

Çocukluk yaş grubunda önemli problemlerden bir tanesi de gece alt ıslatmaktır (Enürezis Nocturna). Erkek çocuklarda kızlara göre 1,5 kat daha fazla görülür. Toplumda görülme sıklığı ise 5 yaşında %15-20 iken, bu oran 15 yaşında %1-2′ ye kadar düşer. Ailede belki kulaktan duyma olsada bunu bilir ve “nasıl olsa zamanla geçer” düşüncesi hem anne-babayı hem de doktorları rahatlatır ve bu olgular çoğu zaman tedavisiz izlenir. Ama yine önemli bir gerçek özellikle 15 yaşına kadar düzelme olmazsa da tamamen geçme olasılığı bu yaştan sonra azalır.

“Zamanla geçer” deyip beklemek aslında zaman kaybıdır. Şimdi gözünüzde canladırın: 10 yaşındaki bir çocuk hala gece bezleniyor, çocuk alt ıslatma korkusu sebebi ile akşamları başka bir ortamda bulunamıyor, duyulacak diye sürekli bir endişe içinde, mutsuz, aynı şekilde anne de hem çocuğuna üzülüyor, hem de sürekli bir çamaşır derdinde. Aslında buradan da anlaşılacağı gibi olay sosyal bir problem haline dönüşmüş. Doğrusu gelişme döneminde bu travmatik durumun çocuk kişilik gelişiminde ne kadar da etkili olduğu tahmin edilebilir.

Alt ıslatan çocuklar ve aileler çoğu zaman bu konuda kendilerini çaresiz hissederler. Kulaktan dolma bazı bilgiler onların tedavi arayışlarını kısıtlar. Özellike bu konuda piyasada bulunan ilaçların kısırlık yaptığı “yanlış inancı” doktora gitmeyi kısıtlayan yanlış bir bilgidir. Özellikle 5 yaşından sonra bu hastalarda mutlaka bu konunun üzerine gidilmeli, hem bir nedeni varsa bu araştırılmalı, hem de tedavi seçenekleri gözden geçirilmelidir.

Yalnızca gece altını ıslatan 5 yaşından büyük çocuklarda başlangıçtan itibaren bu problem varsa, 6 aydan uzun süre hiç kuru kalınmadıysa, gündüz kaçırması yoksa, hiç idrar yolu enfeksiyonu öyküsü tanımlamıyorsa bu hastalar “Primer Enüretik” olarak kabul edilerek, bazı basit idrar ve kan tahlillleri ve ultrason çekildikten sonra, tüm bu araştırmalar normalse tedavi açısından değerlendirilirler. Çok nadir de olsa bu araştırmalar sırasında çocukta ek üriner sistemi anomalileri veya diyabet gibi başka problemler çıkabileceği de unutulmamalıdır. Ama gece kaçırmayan bir çocuk sonradan gece idrar kaçırmaya başladıysa, beraberinde gündüz kaçırmaları, sıkışmaları oluyorsa, idrar yolu enfeksiyonu tanımlıyorsa bu hastalar 5 yaşını da beklemeden mutlaka doktora götürülmelidirler. Bu hastalarda altta yatan başka idrar yollarına ait anormallikler olma olasılığı çok yüksektir. Bu hastalar farklı bir şekilde değerlendirilirler.

Peki “Primer Enüretik” hastalarda tedavi seçenekleri nelerdir? Tedavisinin en başında motivasyon yöntemleri uygulanır. Bunlar arasında her şey den önce bez kullanılıyorsa bundan kurtulmak gerekir. Olguya yeni bir döneme girdiği hissettirilmelidir. Bunun yanında gece sıvı ve gıda alımını azaltmak, yattıktan 1-1,5 saat sonra gürültülü bir şekilde uyandırmak ve sabah kalktığında “Güneş-Yağmur” takviminde sabahki durumunu işaretlemesi istenir. 1 ay boyunca bu şekilde bu yöntemi uygulayan hasta bu aşamada isteksiz ve kurallara uymuyorsa tabili motivasyon yönteminin başarı şansı düşer ve aslında bu aşamadan sonra diğer tedavi seçeneklerini denemek çok da yarar getirmez. Unutulmamalıdır ki çocukların %10 kadarı yalnızca motivasyon yöntemlerinden fayda görebilirler. Çocuk elinden gelen her şeyi yapıyor ve hala ıslatıyorsa o zaman diğer tedavi seçenekleri gündeme gelir. Bunlar ilaç seçenekleri ve Alarm cihazlarıdır. İlaç seçeceğinin toplumda ön yargıların dışında, motivasyon kurallarına uyan bir çocukta bir yan etkisi yoktur. Özellike alarm cihazları ve İlaç tedavi seçeneklerinin birlikte kullanıldığı durumlarda başarı şansı daha da artar.Ayrıca konunun psikolojik yönü olduğu unutulmamalı ve bu konuda gerekirse Psikiyatrist-Psikologlardan destek de alınmalıdır.

Unutmayın, bu konuda çaresiz değilsiniz. “Nasıl olsa geçer” diye düşünmek yalnızca zaman kaybıdır, ve çocuğunuz bu dönemde size çok belli etmese de içinde fırtınalarla yaşamaktadır. Çare arayışına girmek bu konunun yüksek oranda tedavisini sağlayacaktır. Bazen “biz bunları zaten yaptık ama hiç bir şey değişmedi” demek teslim olmaktır. Pes etmeden arayışlara devam etmek kesinlikle sonuç verecektir.