Çocukluk yaş grubunda Hipertansiyonu (HT) tedavi etmek için ilaç seçimi hala zordur. Bunun belli başlı nedenleri arasında birincisi tedavi muhtemelen uzun süreli olacaktır, ikincisi ise bu süreçte ilaçların dinamiği ve kinetiği ile ilgili bilgiler çocuklarda kısıtlıdır. Bununla ilgili literatür son 20 yılda artmıştır. Bu çalışmalarda en fazla bilgi Angiotensin Converting Enzim İnhibitörleri (ACE-I), Angiotensin Reseptör Blokerkeri (ARB) ve Kalsiyum Kanal Blokerleri (KKB) grubu ilaçlarlara aittir.

Çocuklarda HT; yaş, cins ve boya göre Kan basıncının (KB) 95p üzerinde olmasıdır. Bunun için persantil çizelgeleri vardır ve değerlendirme bu çizelgeler üzerinden yapılır. Çocuklarda HT aksi bulunana kadar sekonder kabul edilmelidir. Yani altta yatan böbrek, kalp, endokrin bir sebep varlığı araştırılmalıdır. Yapılan son çalışmalarda gösterilmiştir ki artık çocuklarda da HT’nun sebebi primerdir. Yani erişkinde olduğu gibi çoğunda altta yatan ikincil bir sebep bulunmayacaktır.

Son yıllarda hem çocuklarla ilgilenen doktorlarda hem de ailelerde çocukluk yaş grubundaki HT farkındalığı artmıştır. Çocuk ve adelosanlarda tahmini insidans %3.5 olarak bildirilmektedir ve obes çocuklarda bu oran %25’lere çıkmaktadır. HT saptanan çocuklarda ilaç dışı tedaviler ve/veya ilaç tedavileri hedef kan basıncı sistolik ve Diastolik 90p altına veya 130/80 mmHg altına düşürülmelidir (Hangisi daha düşükse). Hipertansiyon tedavisinde öncelikle yaşam tarzı değişiklikleri kabul edilen tedavi yaklaşımıdır. Bununla beraber, yaşam tarzı değişiklikleri ile istenilen düşüş sağlanmazsa, hedef organ tutulumu varsa, semptomatik hipertansiyon söz konusu ise ve beraberinde obezite gibi başka komorbit durumlar varsa medikal tedavi başlanmalıdır.

Hipertansiyon’un medikal tedavisinde temel prensip uygun ilacı doz aralığının alt ucundan tek bir ilaçla başlayıp bu ilacı KB’ı kontrol edilene kadar 2-4 hafta aralarla artırarak hedefe ulaşmak şeklindedir. Ancak maksimum doza ulaşıldığı halde KB’ı hala yüksekse veya yan etkiler gelişirse ikincil ajan ilave edilmelidir. Birçok AH ilaçla oluşan su ve tuz tutulmasını dengelemek için çoğunlukla ikincil ajan olarak Thiazid grubu diüretik eklenmelidir. Ancak tedavi planlayan hekimlerin iki önemli endişesi vardır; Birincisi; KB gerçekten doğru ölçülüyor mu?, ikincisi ise başalan ilaç güvenli midir? Ayrıca çocuklarda kullanılan AH ajanlar ile ilgili verilerin çoğu erişkin çalışmalardan alınmıştır. İlave olarak başlanan ilaçlar kronik kullanılacak ilaçlardır ve çocuk bunu uzun süre kullanacaktır ki anne ve babalar için bu kabul edilmesi güç bir durumdur. HT tedavi edilmezse, Sol ventrikül hipertrofisi, artmış vasküler sertlik, bilişsel fonksiyonlarda azalma, proteinürik HT çocuklarda böbrek yetmezliğine gidişin daha hızlı olması işin diğer bir boyutudur. Özellikle AH tedavi kullanımı ile ilerde gelişebilecek Kardiyak etkilenmenin azaldığını gösteren yeterli veri yoktur. Kısaca HT tedavisi “iki ucu keskin bıçak” olarak değerlendirilebilir.

Sonuç olarak;

1- Kan basıncını yüksek olduğu kesin olarak teyit edilmeli, mutlaka Holter ile doğrulanmalıdır.

2- Ek bir durum yoksa başlangıç “tedavisi yaşam tarzı değişiklikleridir”. Unutulmamalıdır ki en iyi ilaç “Başlanamayan İlaçtır”.

3- Bu değişikliklere rağmen kan basıncı düşmüyorsa, hedef organ tutulumu varsa, hastanın semptomları mevcutsa ve acil HT durumlarında ilaç başlanmalıdır

4- Başlangıç tedavisi tek ilaç olmalı, başlanan ilaç doz aralığının en altından başlanmalı, kademeli olarak arttırılmalıdır

5- En üst doza çıkıldığı halde veya doz arttırılırken yan etki gelişirse tedaviye 2. ilaç eklenmelidir.

No Comments Yet

Comments are closed