Otozomal Dominat Polikisitik Böbrek Hastalığı ve Tedavide Yeni Gelişmeler

Renal Kistler birçok böbrek hastalığında bulunmasına rağmen polikistik böbrek hastaluğı terimi 2 durumda kullanılır. Bunlar;

1- Otozomal Resesif Polikistik Böbrek Hastalığı (ORPKBH): Renal toplayıcı tubüllerde genişleme ve konjenital Hepatik Fibrozis ile karakterli kalıtsal bir hastalıktır (Eskiden İnfantil Polikistik Böbrek Hastalığı olarak bilinirdi).

2- Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPKBH): Nefronun bütün bölümlerinde kisitk dilatasyonla karakterize kalıtsal bozukluk. Kistler Karaciğer (KC) ve Pankreata da sık olarak gözükür. Çoğunlukla ODPKBH erişkinlerde görülür, bununla beraber bazen erken çocukluk hatta in Utero olarak da görülebilir (Eskiden Erişkin Polikistik Böbrek Hastalığı olarak bilinirdi).

Burada ODPKBH tartışılacak ve tedavideki yeni gelişmelerden bahsedilecektir.

ODPKBH’nın sıklığı ORPKBH’dan daha fazladır ve 400-1000 doğumda 1 görülür. Avrupa ve Amerika kayıtlarına göre SDBY’ne gidiş oranı %5’dir. Bilinen 2 gen mutasyonu vardır. PKD1 16. kromozom üzerindeki mutasyondur ve vakaların %85’ini oluşturu. PKD2 ise 4. kromozom üzerindeki mutasyonlar ile oluşur ve vakaların %15’i bu gruptadır. Genelde PKD1 mutasyonunda prognoz daha kötüdür. ADPKBH’nın neden çocukluk yaş grubunda da görüldüğüne dair bir bilgi yoktur. Muhtemelen genetik heterojenite ile ilişkilidir.

ODPKBH’da Bowman boşluğu dahil nefronun her bölümünde kistik dilatasyonlar olabilir. %17 olguda başlangıçta tek böbrekte kistler görülebilir. Zamanla her 2 böbrek de etkilenir. KC ve pankreasa kistler erişkinlerde sık görülmekle beraber çocukluk yaş grubunda nadiridir. Konjenital hepatit fibrozis çocuklarda çok nadirdir ve varlığı durumunda daha çok ORPKBH düşünülmelidir. Serebrak damar malformasyonları da çocukluk yaş grubunda son derece nadirdir.

Klinik olarak çocukluk yaş grubunda çoğu vaka asemptomatiktir, etkilenen hastalarda erişkinlerde karşılaşılan klinik bulgular görülür:

1- Makroskopik veya Mikroskopik Hematüri

2- Renal konsantrasyon defektleri

3- Hipertansiyon

4- Proteinüri

5- Kistlerin enfeksiyonu

6- Karın ağrısı, Yan ağrısı

7- Nadiren çocukluk döneminde böbrek yetmezliği. Genelde 30 yaş sonrası dönemde gelişir. Özellikle erkek cins, HT ve PKD1 mutasyonu kötü prognostik faktördür.

Tanı:

Genelde pozitif aile öyküsü ve USG’da kistlerin görülmesi ile konur. Tanı için fazladan BT veya MR’a gerek yoktur. Ayrıca genetik tanı özellikle aile öyküsü olmayan hastalarda önem arz eder.

Tedavi:

Spesifik bir tedavisi yoktur. Daha çok mevcut klinik bulguların tedavisi yapılır (Ağrı ve İYE-HT gibi komplikasyonların tedavisi). Yaşam biçimi önerileri çok önemlidir. Bütün amaç SDBY’ne gidişi engellemektir.

1- Hastaların bol su tüketmeleri istenir

2-Nefromegalisi olan hastaların muhtemel travma ve tüptür riski sebebi ile temaslı spor yapmaları engellenir

3- Özellikle NSAI ilaçların kullanılması yasaklanır

4- Özellikle Kafein ve alkol ADH salınımı baskılayarak, taş oluşumuna neden olabilir.

5- Özellikle HT’nun kontrolü önemlidir. RAAS’ni baskılayan ilaçlar bu amaçla en sık kullanılan ilaçlardır. Bu tedavi ile SDBY’ne gidiş ve kalpte LV hipertrofisi engellenir. Özellikle 15-49 yaş arası hastalarda yapılan HALT çalışmasında, ACE-I ile proteinüri ve HT tedavisi ile böbrek hacminde artışın yavaşladığı ve sol ventrikül hipertrofisinde azalma olduğu görülmüştür. Bu nedenle çocuklarda da hedef ortalama basıncı <50 p olarak alınmalıdır.

6- Kist enfeksiyonları nadir görülür, genelde etken gr(-) basillerdir. Penisilin ve Aminoglikozitler inaktiftir, Siprofloksasin ve Sülfonamitşer ile daha iyi penetrasyon sağlanır.

7- Henüz klinik deneme aşamasında olan ilaçlar ile böbrek hastalığının yavaşlatılması amaçlanmıştır: Bu deneme aşamasında olan ilaçlar:

a) Vazopressin Reseptör Antagonistleri: Faz 3 aşamasındadır. Erişkin çalışmasındaki veriler böbrek hastalığının seyrini yavaşlattığı şeklindedir. Özellike TEMPO çalışmasında 18-55 yaş arasında hastalarda kullanıldığında çok fazla yan etki görüldüğü ve hastaların önemli bir bölümünün ilacı bıraktığı belirtilmiştir. Özellikle poliüri, polidipsi, nokturi ve sık idrara gitmeye (Frequency) neden olduğu bildirilmiştir.

b) Statin: Hiperlipidemi tedavisinde kullanılan Paravastatin’in ODPKBH olan çocuk ve adölesanlarda böbrek hastalığını yavaşlattığı bildirilmiştir. Ancak yüksek yan etki olasılığı sebebi ile kullanıma girememiştir

c) mTOR: Sinyal yolu inhibitörüdür. Çocuk ve erişkinlerde ADPKBH’da etkinliği tartışmalıdır.

No Comments Yet

Comments are closed